Alışveriş
A free English vocabulary list on "Alışveriş". Every word has a transcription, a translation and audio pronunciation — no account needed to start.
A rule for this topic
Read a text
Kelime eklemek için giriş yapın
a shopping mallbir alışveriş merkezi
A2
a supermarketbir süpermarket
A1
a farmer’s marketbir çiftçi pazarı
A2
to shop around foralışveriş yapmak için
A1
extravagantabartılı
A2
frugal, thriftytutumlu, tutumlu
B2
a customerbir müşteri
A2
consumer goodstüketim malları
B1
a shop assistantbir mağaza asistanı
A2
a salesmanbir satıcı
B1
customer servicemüşteri hizmetleri
B1
a loyalty cardbir sadakat kartı
B1
a showcase, a shop window, a display windowbir vitrin, bir mağaza vitrini, bir teşhir vitrini
B2
a counterbir sayaç
B1
a basketbir sepet
A2
a trolleybir araba
B2
a price tagbir fiyat etiketi
B2
a discountindirim
B1
in stock / out of stockstokta / stokta yok
B2
a wide rangegeniş bir yelpaze
A2
a fitting / changing roombir prova / giyinme odası
A1
to try something onbir şeyi denemek
A1
to fituyması için
A2
a purchasebir satın alma
B2
a linebir çizgi
A1
to pay in cash / by cardnakit / kartla ödemek
A2
changedeğiştirmek
A1
a receiptbir makbuz
A2
to affordkarşılayabilmek
B1
to be on a tight budgetkısıtlı bir bütçeye sahip olmak
A2
a taxbir vergi
B1
low-cost, low-priceddüşük maliyetli, düşük fiyatlı
A2
overpricedaşırı pahalı
A2
upscale, upmarketlüks, lüks
A2
lavishgösterişli
A2
a rip-offbir soygun
B2
bargainpazarlık
A2
to hagglepazarlık etmek
C1
to exchangetakas etmek
A2
to get a refundgeri ödeme almak için
B1
to shoplifthırsızlık yapmak
B2